23 4 / 2012
Tutkuysa en acısı bazen,buda şarkısıdır.
09 3 / 2012
Sonsuz bir huzur hissetmem gerekirken,onsuz bir huzur hissediyorum.Gitmem gereken her an kalmam gibi.
06 3 / 2012
Geri dönüşlerin keşkelerle sonlanmadığı bir dünya yok.Sonu hep hüsran.Ama herkes bunu bile bile yürür geçmişe.Zihin ölümü tam olarak bu.İnsanoğlunun kendine yapabileceklerinin sınırının olmamasının bir göstergesi.Geçmişten geleceği çıkardığımda elimde kalan ‘şu an’.Ve ben ‘şu anda’ bile yeni günlerin eskiyi kovaladığını umut ediyorum.Yani ‘şu an’ yok.Hiç olmuyor.Olduğunu sandığım her an,zihnim benimle dalga geçiyor.Ben kandırmaya çalışırken kendimi,aslında sadece kendi ölümümü hızlandırıyorum farkına varmadan.Danslar,içkiler,kıyafetler,insanlar değişiyor.Ama sabah kalkılıp gidilecek işler,okullar değişmiyor.Hiçbir şey aramayan hiçbir zaman kaybolmuyor.Bulduğunu sanan,sandığı anda kayboluyor.Ne yapmak istediğini bilemedikçe,sürüklendiğin yanılgılarında boğulmak zorunda kalıyorsun.Ve yüzmeyi bilmek çekmiyor yukarı,bedenin hafif kalıyor,ölüyorsun.
Bazen de bu kadar zor ve karışık değil.Susarsın,dinlersin,bakarsın,görürsün,anlarsın,ağlarsın,ölürsün,
sanırsın,yaşarsın,gülersin,okursun,izlersin,ağlarsın,ölmezsin,gülersin.
Permalink 1 note
27 1 / 2012
Dileğini tutup,sonsuzdan sayanlar.Meraba.
14 1 / 2012
Karşılık bulamadığın ‘biraz olsun anlaşılma’ isteği,çığ gibi büyüyerek nefret duygusuna dönüşür.Dönüşürken seni de çeker içine.Nefret öyle keskin bir duygudur ki,tanımlayamazsın,kendi içinde bile.Ve kaybettiğin umutlarını toplayarak,terk etmek zorunda kalırsın kendini,en çokta kendinden nefret ederek.Yeni umutlar kazanana kadar.
Permalink 2 notes
12 1 / 2012
En sevdiğin,kalmak için can attığın yerin;kaçman gereken tek yer olduğunu bilmek;ve giderken yavaş adımlarla,arkana dönüp son bir kez bile el sallayamamak gibi.
Çünkü yabancılaştığın o kadar sensindir ki aslında,yapılmasını düşündüğün son hareketler önemini kaybeder.Kim olduğunu sorgularken,koca bir hayatın önemini kaybetmesi gibi.
Ve sözlerin bittiği anda;gözlerini kapatıp,müziğe hayatını yazmaya çalışmak gibi.
02 1 / 2012
Bazen;kimse bilmez.
Eğer bilinirse,sorular da cevaplanmış olur ki bu hazin bir son.
Kalbe saplanan cevapsız sorular,cevaplanırsa ölümcül sonuçlar doğurabilir ki bu en hazin son.
O yüzden;çelişkilerle,sorgulamalarla,aradanlıklarla devam etmeyi öğrenmek gerekir.
Bazen.
20 12 / 2011
Gerçekliğiyle nefes alışımızı hızlandıran,soluksuz bırakan düşler vardır.Hani deriz ya ‘gerçek gibi’ydi,çok etkilendim.Yorumlamaya çalışırız falan.Oysa yorumlanacak bir şey yok.Çoğu;yaşamak isteyipte yaşayamadığımız,yaşamaktan korktuğumuz ya da yaşayıpta kurtulamadığımız durumlardır.Can yakmalarının sebebi,zaten gerçek olmalarıdır.’Gerçek gibi’ değil.Yaşadığımız düşlerin daha gerçekçi olduğu bir hayatta yol almaya çalışırken,çok ciddi şeyler yok.Bir ölüm var.Oda var işte,yapacak bir şey yok.
Ama daha ciddi bir şey gerçekten yok,olamıyor.
Şarkının alakasızlığı kimseyi ilgilendirmez.Hissettiğim,yaşadığım,yazdığım,dinlediğim aynı olmayabilir,her zaman.
18 12 / 2011
O kadar çok ‘elveda’ var ki hayatımda.Hep sinirli,pişmanlık dolu vedalar.
Mutlaka geri dönüşle sonuçlanan vedalar.
Mesela bir tane olsaydı.’İyi ki vardın’la biten,ama başlamayan.
‘Hiç başlamasaydı,böyle biteceğine’ gibilerinden değil elbette.
Ama bittiyse başlamayan ve daha anlamlı kalan.
Tekrarlandıkça anlamsızlaşan insanlar ve olaylar arasından sıyrılan tek bir veda..
05 12 / 2011
Çok sevmeniz için hiç birşey yapmasına gerek olmayan insanlar vardır.
Ama hiç birşey.Sadece olmaları,nefes almaları yeter sanırsın.
Aslında öyledir de.
‘Öyle’ olmayan şey hayattır.
Ve sana getirdikleri..
Ama sevgi baki.
Sonsuz.
Permalink 8 notes
22 11 / 2011
Eski fotoğraflara bakarken,-binlerce fotoğrafın arasında-hayatımdan geçen adamların hiç biriyle tek bir kare bile fotoğrafım olmadığını anladım.Tekrar tekrar baktım ama yok.Bazı sözler öyle sahipsiz kaldı ki hayatımda,’an’ları belgeleyerek ihanet etmek istemedim o sözlere belkide.O sözler kadar yetim kalması gerekiyordu birlikteliklerin.Öyle de oldu nihayetinde.Sadece akılda kalan bir kaç an’dan itibaren geçmiş.Tek bir kare olmaksızın.Söylenemeyen her söz,çekilmemiş her fotoğrafın altına iliştirilmiş birer not şimdi.
Benden başka kimse bilmeyecek.
Permalink 11 notes
20 11 / 2011
Hayatın gerçekliğine inanmak saçma,anlamsız.
Yarın ne yaşayacağımızı bilmediğimiz bir hayat için öylesine özveriyle çalışıyoruz ki.
Bazen çok düşünmemek gerek.
Tam da şu anda,hiç düşünmemek gerek.
Dinlerken uyuyakalmak ve hiç birşey düşün(e)memek gerek.
19 11 / 2011
Bu şarkı bana ‘mavi’yi anımsatıyor.Uçsuz bucaksız,masmavi bir dünya.
Oysa ben mavi hiç sevmem.Laciverte çalanını severim.
Bu şarkı çok mavi,ama çok güzel.
18 11 / 2011
‘An’lar birleşir ve bir şarkı yaratır.
Fakat;bu daha çok,yiten bir duygunun şarkısı.
Ya da hiç kazanılamayan.
Permalink 1 note
25 2 / 2011
Dersten çıkıp eve geldim.4 gibi.3 tane de bira aldım,gelirken.Nedenini tam bilmiyorum ama biraz kötüydüm.Belki yardımcı olur dedim.Yardımcı olmak derken yani;ağlatır,haykırtır falan.İşte neyse geldim eve,dedim ki ‘bira tek başına bir işe yaramaz.Bir de ‘Leon’ aç.İşte o yardımcı olur.’O saatten beri yataktayım.Sonuç mu,bağırarak ağladım Leon ölemez diye.10.cu izleyişimdi oysa.Gene kabullenemedim.Ama öldü abi,gene öldü.Bir filmin bile sonunu hala kabullenemezken,ben bu boktan hayattan ne bekliyorum ki.Tam olarak neleri kabullenip,nelere göğüs germeliyim,hala ayır edememişken ne bekliyorum? Şu uyuyup uzunca süre uyanmama fikri,gerçekten çoğu zaman cazip.O kadar yalnızım ki,o kadar işte.Yalnız olmakta değil de yalnızlığını yalnız yaşamakmış asıl kötü olan.Yani abicim kısaca direk şarkı sözüyle bağlamak gerekirse-kalabalıklar içinde yapayalnızım-olabilir.
‘Hayatımın filmlerinden ‘biri’nin anısına.’